31 Ocak 2013 Perşembe



hiç doğmamış güneş olur mu? hiç açmamış çiçek, kozasını yırtmamış kelebek belki de.. 

bazı zamanlar var ki boşluklardan boşluk beğeniyor insan kendine. 

ben artık yazılmış ama okunmamış bir şiirim. demlenip içilmemiş bir bardak çay, hem de soğumuş, soğutulmuş.. bakılmış ama görülmemiş bir tabloyum bundan böyle; eksik, renksiz, keyifsiz. 

şimdi çıkacağım sokağa yağmurda ellerim cebimde yürüyeceğim ıslanmadan. hiçbir yaş kalbimden gelen yaşlar kadar ıslatamaz çünkü yüzümü.


19 Aralık 2012 Çarşamba

ben hiç istemem geçmişe bağlı yaşamayı, ama geçmişimden sıyrılmadan yaşamak da istemem. 
bu yüzdendir ki tutarım elinden anılarımın, yaşadıklarımın, bana geçmişi yaşatanların; bu günüme dahil ederim hepsini her şeyleriyle. 
bugün onları tekrar yaşamazsam eğer zamanın geçememişliğinde saplanıp kalırım. 
tekrar ve bir yerlerinden bir daha yaşatılmalı geçmiş ve adına yakışanı giydirilmeli üstüne. 
anılar tekrar yazıldıysa eğer o zaman geleceğe kök salma vakti gelmiş demektir. 
ister eski zamanı çiçek yapıp açtırırsın yüzünde, ister toprağına katık yapıp hamurlanırsın.


18 Aralık 2012 Salı


bazı geceler vardır yatağa sığmadığınız.
                            sevdikleriniz uzak olabilir ama;
                                          sevmeler de bu kadar uzak olmak zorunda mı?


hiç değilse bir duyu organımıza etki etse kalbimizle birlikte...